Home » GENÇLİK » Öğretmenim,şimdi birlikte direnme zamanı!

Öğretmenim,şimdi birlikte direnme zamanı!

Cizre ve Silopi’de dün akşam saatlerinde “eğitime” ara verildiği haberini duyduk hepimiz. MEB ‘kısa mesaj’ ile Cizre ve Silopi’de görev yapan öğretmenlere uydurma bir seminer yalanı ile “ilçeyi terk edin” demişti.

Hani o zorla geldikleri yer Kürdistan ve devlet yalanına göre Kürdistan’da göreve gelen öğretmenleri “terör” kaçırıyordu. Oysa şimdi çoktan alıştıkları okullarından ve Kürt çocuklarından onları ayıran bu sefer devletti. Devlet bu sefer Kürt gençlerinin mücadelesinin simgesi haline gelen hendekleri kapatmaya geliyordu. Ve bölgede “yangından ilk kaçırılacak” şey “devlet memurları” idi. Bölgede “çözüm süreci” denen aldatmaca arkasından hayat “normale” dönüyordu. Tabii ki siz Roboski’yi, Reyhanlı’yı ve Kürdistan’da yaşanan daha bir çok katliamı görmezden gelirseniz her şey “normalleşiyordu”.

Oysa çözüm denilen yalan deşifre olduktan sonra devlet yine devletliğini yapmaya başlamıştı. Kapitalist tekkelerin bölgede yer kapma yarışında bir ayrık otu olan Kürt gençleri ve Kürdistan düzeltilmeli ve bölgede süren savaşta kapitalist devletimiz engelsiz yol almalıydı.

Son yıllarda geleceksizlik ve güvencesizlik cenderesi ile bir dönem Kürdistan’a gitmeme tercihini kullanabilen birçok öğretmen bugün bu kıskacın da etkisi ile tercih sırasının başına çatışmalar ve ölümler coğrafyasını yazmaya başladı.

Zaten birçok öğretmen de Kürdistan’da asıl korkulması gerekenin devlet olduğunu görev yapacakları alana gittikten kısa bir süre sonra anladılar. Sosyal medya gibi kanalların da etkisi ile bölgede asıl “terör” ekseninin devlet olduğu daha hızlı yayıldı.

1993 yılında Cizre’de, savaşın en ağır yaşandığı yıllarda devlet mesajla, rica ile değil, silah zoru ile öğretmenleri görev yerlerini terketmeye zorlamıştı. Şimdi yeniden birçok öğretmen çocuklarını savaşın ve ölümün ortasında bırakıp gitmeye zorlanıyor. Bu sefer “öleceksek birlikte ölelim” diyenler de var üstelik.

image

Küçücük çocuklar şimdi devlet dersinde hem de başlarında hocaları olmadan sınava tabi tutulacaklar. Gece 23.00’dan sonra Cizre ve Silopi’de devlet katliama hazırlanıyor. Büyük ihtimalle birçok öğretmen geri döndüğünde sıraların bir kısmı boş olacak. Çünkü bir kısım öğrencileri daha önce aynı travmayı 1993 yılında yaşayıp bugün hendek başlarında direnen abilerinin yanında az da olsa bu ablukada nefes almaya gidecekler. Tabii ki ve ne yazık ki bazıları bir daha ne sıralarına ne de o çok sevdikleri öğretmenlerine geri dönemeyecekler.

Bazıları da ekmek almak için çıkacaklar ancak bir daha annelerine geri dönmeyecekler. “Öğretmenim bizi burada bırakıp gitme, sen gidersen her şey daha kötü olacak” sözlerini işitir gibiyiz. Okulun kapanması sonrasında yaşanan tatil heyecanını bir daha hiç duyumsamayacaklar çünkü bu tatil onlara ölüm ve gözyaşı getirecek. Tatilden ve onları bırakıp giden öğretmenlerinden nefret edecekler. Bizler çok iyi biliyoruz ki boşaltılan yurtlar asker ve polislere koğuş, okullar da birer karakol olacak.

Hendeklerin bir önceki devlet dersinin bir gerçekliği olduğunu bilmeyen bir çoğumuz kızıyoruz Kürt gençlerine ama kızmaya sizce hakkımız var mı. Ya sendikalarımıza ne demeli? Yıllardır ekonomik talepler dışında kılını kıpırdatmayan sendika bürokratlarımıza ne demeli? Şimdi Kürdistan’da savaşla korkutularak okullarını ve çocuklarını terketmeye zorlanan yüzlerce kamu işçisi için genel grev-genel direniş ilan edilmeli. Eğitim-Sen kardeşlik yürüyüşü başlatarak “Cizre ve Silopi’de okullarımızı açıyoruz, çocuklarımızın ölmesine izin vermeyeceğiz” demeli. Sendikalar okulları, öğretmenleri ve herşeyden öte o güzel çocukları korumalı.

Şimdi okul yerine savaşın ortasında bırakılan bu gençler büyüdüklerinde en iyi bildikleri şeyi yapacaklar; direnmek.

Öğretmenim gitme gel birlikte direnelim, öğretmenim gel öleceksek birlikte ölelim. Çünkü bugün burada sesiz ve sedasız bizi katledenler yarın senin gittiğin yerde aynı katliamları yapacaklar… Öğretmenim biraz vicdanlı ol “Berkin” kardeşimiz öldürüldüğünde nasıl da ağlamıştın. Şimdi kendi çocuklarını ölümün koyu rengine bırakıp gitme…

Öğretmenim geri döndüğünde yaşayanlarımızın gözlerine bakamayacağını bilerek gitme…

Sınıfsız Dergisi

Bir Cevap Yazın

tahsin olarak giriş yapılmış. Çıkış »

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*