Home » GÜNÜN İÇİNDEN » Küçük Bir Park İsyanı’na Çağrı..!

Küçük Bir Park İsyanı’na Çağrı..!

İngiliz burjuva medyasından Guardian’ın Küçük Bir Park İsyanı olarak verdiği Gezi Parkı direnişi haberi işçilerin, işsizlerin, öğrencilerin vd. toplumsal kesimlerin bütünleşerek burjuva devletini dize getirişinin haberiydi. Bir gece ansızın Gezi Parkı’na iş makinalarıyla dalıp çevrede ki insanların müdahalesiyle birlikte başlayan Gezi Park’ı direnişi 4 gündür süren düşük yoğunluklu çatışmalarla 31 Mayıs Sabahı’na kadar geldi. 31 Mayıs bundan sonra emekçilerin, çevrecilerin, devrimcilerin tarihinde unutulmayacak bir tarih olarak kalacaktır. Biriken öfke tohumlarının patlatılıp çiçek verdiği tarihtir. “Önce siz saldırın Mösyö Burjuvazi” cümlesiyle Engels’in üstüne bastığı durum Türkiye’de 31 Mayıs’ta yaşandı. Kıvılcım yakanlar şimdi çıkan yangının şaşkınlığını yaşıyorlar.

05.00’ta ev baskınlarından aşina olduğumuz zamanda Gezi Parkı’na polis tarafından saldırı başladı. Çadır yakmaya kadar seviyesizleşmiş olan saldırı biçimleriyle aslında kendi güçsüzlüklerinin işaretlerini veriyorlardı. Taksim’in Tahrir olmasından korkan burjuvazi tutamadığı kar hırsı yüzünden kendi elleriyle Tahrir Meydanında ki militanlığı, öfkeyi, kini Taksim Meydan’ına taşımış oldu. Sadece komünist, sosyalist yapılardan ziyade reformist, ulusalcı yapıları bile bu savaşa ortak etti. Ordu bile tutumunu polisten yana değil halkın direngenliğinden koymak zorunda kaldı. Ne ordu beslendiği kaynağı kurutur ne de kaypak zeminde siyaset yapan reformist, ulusalcı yapılar bu maratonun sonunu görebilir.

Medyada sınıf savaşları

Burjuva medya olayları hala görmemek üzere kendini şartlamış durumda. Ve bu tutumda devletin direnci tükenene kadar devam edeceğe benziyor.
Arap Baharı ile daha bir prestij kazanan sosyal medya 31 Mayıs Taksim Direnişinde çok üst bir perdeden kullanılmakta. Militanca başlayan direniş daha kitlesel ve daha fazla militanlıkla 24 saati devirmiş bulunuyor. Saniye saniye alanlardan aktarılan bilgilerin direnişi azınsanmayacak derecede büyüttüğü bir gerçek. Olumlu yönlerinin yanı sıra gelen bilgilerin de düşünülmeden kullanılması olumsuz sonuçlara yol açtığını da gördük. Görsel ve yazınsal medyanın burjuvazinin elinde ne kadar tehlikeli bir araçsa, sosyal medya da kontrol imkanı çok zor olduğundan yapılaşmayan güvenilirliği olmayan yerlerden alınan bilgi de o kadar tehlikelidir. Sosyal medyayı kitleler açısından ilerici yönünü inkar edemeyeceğimiz gerçeği doğrultusunda devrimcileştirmekte bizlerin elinde.

Aydın Zümresi

Direnişin başladığı günden bu yana ortalıkta hiç görünmeyen “aydın”lar bu sınavı geçemediler. Aydın zümresinin de tatlı sulardan sert sulara geçmemek için elinden gelen gayreti gösterdiği bir süreçten geçiyoruz. Apolitik “aydın” vasfında olanların akil insan olurken bir anda politikinleşen durumları toplumun kapitalist sisteme başkaldırısı ve yasaklamalar üzerinden gelişen burjuva demokrasisine isyanlarında eski konumlarına geriye dönüvermişlerdir. Evet direniş günüden beri destek veren ve bedenini de ortaya koymaktan çekinmeyen aydınlar tabi ki bu eleştirinin dışındadır ama zümre olarak aydınlar Nihat Doğan gibi bir tiplemenin bile gerisine düşmüşlerdir.

1 Mayıs’lardan 1 Mayıs’a gördüğümüz renk farklılığının sonucu 31 Mayıs Direnişi’ni de yaratmıştır. Taraftar gruplarından, çevrecilere, anarşitlere, Marksistlere vd.lerine genişleyen yelpaze de Türkiye Halklarının isyanına dönüşen durum da ki öncü eksikliği Arap Baharında hissedilen hattın Türkiye’de de benzeri bir durumun yaşanmasına sebep oldu. Bu “Küçük bir park İsyanının” İşçi sınıfının dağınık olan yapısı sınıfa karşı sınıf ekseninden, Halk-Faşist Akp/Diktatör Tayyip eksenine indirgenmesi tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Gerek bir-iki erin polis ile tartışması gaz maskesi dağıtması kitlelerde kafa karışıklığı yaratmaya müsait bir ortam sağlamıştır. Polisin gaz bombası, copu ne kadar düşmancaysa, Ordunun tankı da bir o kadar düşmandır. Sınıf savaşına dönüşmeyen bir başkaldırı kapitalist devletin derinleşmesine, güç kazanmasına ve kendini daha da örgütlemesinden başka bir sonuç doğurmaz. 31 Mayıs’ı devrimcileştirmeye bu başkaldırıyı sınıf savaşına çevirmeye alanları zap etmeye çağırıyoruz.

SINIFSIZ DERGİSİ

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*