Home » DÜNYA » FRANSA’DA SOKAKLARA GÖRKEMLİ GERİ DÖNÜŞ

FRANSA’DA SOKAKLARA GÖRKEMLİ GERİ DÖNÜŞ

Fransa’da neoliberal burjuva iktidar, şimdiden pandemi sonrasına hazırlıklara başladı. El çabukluguyla geçirdigi emeklilik yasasından sonra şimdi de, 24 maddeden oluşan yeni “güvenlik” yani baskı ve yasak yasalarını geçen hafta salı günü meclise getirdi.

Yasa önümüzdeki süreçte gelişecek toplumsal mücadelere karşı polisin ve diğer baskı aygıtlarının elini güçlendiriyor. Yasa 24 maddeden oluşuyor: Polislerin görüntüsünü çekene, polisin eylemlere saldırırken, eylemcileri döverken görüntüsünü çekene ve yayınlayana bile bir yıl hapis cezası ya da 45 bin euros para cezası verilecek. Böylece polis şiddetini teşhir etme artık suç sayılacak. Yasa yine polise gösterilerde dron ve benzeri araçlarla hareketli görüntü alma ve takip etme gibi bir çok olanak sunuyor.

Bugün başta Paris’te olmak üzere Fransa’nın 70 şehrinde Sendika ve örgütlerin çagrısıyla yüzbinlerce gösterici sokaklara çıkarak yeni baskı yasalarını protesto etti. Geçen hafta kagıtsızlara (Fransa da oturum izni olmayanlar) uygulanan şiddet ve polisin kapalı bir mekanda bir göstericiyi öldüresiye dövmesini görüntülerinin açığa çıkmasını da protestolarda önemli rol oynadı.

Başta Paris olmak üzere bir çok kentte polisin saldırılarına karşı militan karşı koyuşlar örgütlendi. Paris’te birçok banka ateşe verildi, sokaklarda görkemli ateşler yakıldı. Saat 14.00 te Republique meydanında başlayan gösteriler altı saat sürdü. Gösterilerde öne çıkan gençlerdi, oldukça kitlesel bir genç kuşak uzun süredir Fransa’daki gösterilere damgasını vuruyor. Bu kuşak aynı zamanda yeni işçi kuşagı ve aynı zamanda genç işsiz ya da güvencesiz çalışan işçilerden oluşuyor.

Fransa’da pandemi sesizligi yerini her iki karşıt sınıf açısında da yeni sürece mevzilenmeye bırakıyor. Son on güne dört önemli gösteri sığdıran göstericiler yeni sürece daha kitlesel ve militan bir dinamik olarak kendilerini hazırladıklarını bugün gösterdiler. Fransa merkez bankasının ekonomi şubesini ve bir çok bankayı yakarak burjuvaziye oldukça kitlesel ve militan bir cevap vermiş oldular.

Fransa da pandemi sürecini burjuva devletin işçileri dışında tutarak gerçekleştirdigi ilki kırk gün süren, ikincisi de yaklaşık otuz gündür devam eden sokaga çıkma yasaklarını organize ederken hissettik. Metroların, otobüslerin ve işe gidip gelme için kullanan, işçilerin ulaşım araçlarında tıkabasa işe gidiş gelişleri yada iş yerinde yüzlerce insanın aynı kapalı ortamda günde 8 saat çalışması da görmezden gelindi. Yine üç milyona yakın evsiz ve kagıtsızın sokaklarda ya da otoban kenarlarına bez naylon çadır ve barakalarda kalmak zorunlulugunu görmezden geldiler. Restoran, kafe, bar, butik ve benzeri küçük esnafa küçük destekler dışında genel olarak görmezden gelme yöntemi izleyerek bu süreci geçiştirirken, Sermaye gurupları için önceki yılın gelirinin üçte birini faizsiz ve iki yıl sonra ödemesiz krediler dağıttılar. Çok ustaca hazırlanmış yasada bir önceki yıl geliri az olan yada geliri olmayan şirketler bundan yararlanamıyacak. Böylece küçük şirket ve esnafları kendi kaderine terk ederek bu yöntemle büyük sermaye guruplarına yaklaşık 400 milyar euro plase etmiş oldular.

Diger taraftan pandemi sürecini fırsata çeviren Sodexo, Celio, Societe Generale, PSA, Perrier, Grup Printemps ve benzeri büyük şirket ve tekeller Kasım ayı itibarıyla, uzun süredir kendi içlerinde tartıştıkları yeniden yapılandırma planlarını da gerçekleştirmeye başladılar. Binlerce işçi bu sürede sesiz sedasız işten çıkarlmış oldu. Böylece tekeller bu süreçte bir taşla bir kaç kuş vurma stratejisi yürütüyorlar. (pandemi dolayısıyla çıkarttıkları işçilerin işsizlik parasını da tabii ki devlet ödüyor)

Burjuvazinin neden apar topar bu güvenlik yasasına ihtiyaç duydugunu daha iyi anlayabilmemiz açısından bunları bilmekte yarar var. Pandemi sürecinin yarattıgı sis perdesi altında kapitalist tekellerin iktidarı Macron hükümetinin bu puslu havada yürütükleri yeniden yapılandırma stratejilerinin yıkıcı yansımalarının ortaya çıkmasıyla olacakları şimdikten görerek buna karşı hazırlıklarını yapıyorlar.

Önümüzdeki süreçte ekonomik krizle de birleşen pandeminin yansımaları oldukça yıkıcı olacak. Kagıtsız göçmenlerden küçük burjuvaziye kadar çok geniş bir alanda yıkıcı etkilerinin yaşanacagı bu süreç aynı zamanda kapitalizmin içinden düşünme ve ondan medet umma alışkanlıklarında bir sarsıntı daha yaratacaktır. Bu tepkiler ve yeni arayışlar yeni toplumsal mücadele dinamiklerini de büyütecektir. Bizde bunun içerisinde kendimizi yeniden üreterek komünizmin özgürlük dünyasına kapıyı daha güçlü aralamış olacagız.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*