Home » GÜNDEM » Dışardan Korona Notları

Dışardan Korona Notları

Bir süredir annem ve babam Covid-19  tedavisi görüyorlardı. Şu an için ikisi ve ben tedavi sonrası yapılan testlerde negatif çıktık. Mesele anne ve baba olunca, yaşları itibari ile ister istemez kaygı yükseliyor. Bu yüzden süreci ağır atlattık. Fizyolojik yönüyle olmasa bile psikolojik yönü gerçekten yıpratıcı oldu her birimiz için doğal olarak.

Nereden nasıl başlasam diye düşündüm, birazda o yüzden gecikti yazı. Yazıyı yazmalı mıyım, yazmamalı mıyım onu da çok düşündüm. Ama en azından bir “deneyim paylaşımı” diyerek yazdıklarımı ciddiye alacak birileri olur diye düşünüyorum.

Açıkçası babamı ilk olarak hastaneye yüksek tansiyon şikayeti ile götürdük, ancak acil serviste bir hareketlilik olunca bende de ister istemez bir kaygı oluştu ama, aklıma babamın  covid  olacağı hiç gelmedi. (Neden ve niye diye sormakta çok haklısınız böyle bir ortamda başka ne olabilirdi ki…) Ancak acil odasındaki hareketlilikle birlikte bende odaya gidince abimin babam için kısık sesle “sanırım “covid” testi yaptırmamız için başka bir hastaneye yönlendirdiler” dedi.

Evet yüzleşme bundan sonra başlıyor. Açıkçası bende ilk başta “babam öyle herhangi bir kalabalığa girmedi ki ya da O’na covid’ in bulaşabileceği bir ortam olmadı” gibi gibi iç sorgulamaları kendi içimde yaparken bir taraftan da babamı test için hastaneye götürdük. 64 yaşındaki babama test yapıldı. Abim ve ben kuvvetle muhtemel olacak sonucu biliyoruz, ilk başta kendimizi “sonucu kabullendirmeye” çalıştırdık. Eve gelir gelmez hemen evin ortamını hazırlamaya çalıştık ancak psikolojik boyutu oldukça şiddetli olan, bizim de “hayır canım ne alakası var” dediğimiz yerde ( sanki dünyada böyle bir gerçeklik yokmuş gibi ukala ukala düşünüyoruz)  gerçeklik yüzümüze birdenbire vurdu. Uykusuz ve gergin geçen gecenin ardından sabahın ilk ışıkları günü aydınlatmaya çalışırken babamın pozitif olduğunu öğrendik. Yumuşak bir şekilde durumu babama anlatmaya çalışırken biz ne yapacağımızı hiç düşünemedik. Her seferinde olaylar yeni başlıyor gibiydi. Evi babamın yaşamına göre dizayn ederken (lavabo banyo yeme içme vs) bir taraftan da temaslı olduğumuz için bize test yapmaya gelecek olmaları meselesi ayrı bir gerilime sebep oluyordu. Evde annem babam ve ben varız, en azından birimizin negatif çıkması gerek!! Babam pozitif çıktı ve temaslı olduğumuz için annem ve bana da ertesi gün test yapmak için geldiler. “Sokak ortasında” ikimize de test yaptılar, ancak annemden yeterince done alamadıkları için  “Halk Sağlığı Merkezi” inden arayarak “yapılan test sonucunda annenizden yeterli done alınamamıştır onu en yakın devlet hastanesine götürüp test yaptırmanız gerekli” diye bir cümleyle karşı karşıya kaldım. “Pardon biz şu anda karantinadayız nasıl gidelim bir hastaneye?” dediğim de “Siz bir araca binin gidin yolda sizi polis vs durdurursa beni bu numaradan arayın ben durumu izah ederim” dediler ve olay sadece “basit bir kamu” meselesiymiş gibi telefonu yüzüme kapattılar. Evet şanslıydık ki abimin arabası vardı, ancak olmayanlar ne yapabilir??????  Annemi tekrar kendi imkanlarımızla teste götürdüm ve aynı akşam annemin de test sonucunun pozitif çıktığını öğrendik. Bir yüzleşme daha….

Evdeki karantina meselesi daha da katmerlendi, hem fiziksel yönden hem de psikolojik yönden…

Devletin size gösterdiği, sizi yönlendirdiği karantina meselesinin hayatta hiç bir karşılığı olmadığını süreçte pratik olarak çok daha derinden yaşadık. “Bizi korona değil sizin düzeniniz öldürür” diyen kamyoncu abimize buradan kucak dolusu sevgiler gönderiyorum tekrar ve önünde saygı ile eğiliyorum. Neden anlatayım hemen:

Annemden alınan test donesi yeterli olmadığı için kuvvetle muhtemel ikimizin de pozitif olma olasılığı bu kadar yüksek iken  tekrar test yaptırmaya bizi hastaneye gönderen “kendi başınızın çaresine bakın” diyen bu sisteme, bu düzene lanet okumakta haklı olduğumuzu düşünüyorum.

Babamın test sonucunun pozitif çıktığından hemen sonra gelen, annem ve beni de test yapan ekibin bize ve babama verdikleri tonlarca ilacı ne yapacağız, nereye koyacağız gerçekten bilemiyoruz??? Annem ve bana yapılan testten sonra filyasyon ekibine giderken hasbelkader “Bu ilaçları ne yapacağız? Bize neden verdiniz? Kim, nasıl kullanacak?” diye sorma gafletinde bulundum. Ekip “Siz şimdilik kullanmayın, test sonuçlarınız belli olsun ona göre kullanırsınız” diyerek hızlıca çekip gitti. Hızlıca çekip gitmelerini anlayan yerden bakmaya çalışıyorum. Evde ortam gergin, yaşları itibari ile annem de babam da ben de psikolojik olarak çökmüşüz,  bir çıkış arıyoruz. Annemin testini alamamışlar, tekrar abimin arabası ile O’nu hastaneye götürüp test yaptırıyorum ( Sağlık Bakanlığı bu imkanları olmayan hastalar için ne düşünüyor merak ediyorum???) Ve sonuç itibari ile annem de pozitif çıkıyor. İki pozitif bir negatif olarak ev tekrardan dizayn ediliyor, son duruma göre herkes kendini konumlandırıyor. Evdeki “OHAL” durumu iki kat daha artıyor. Tabi korona’ nın ekonomik ve sınıfsal yönü burada açığa çıkıyor, kendini gösteriyor. Sağlıktan, karantinadan, çok yönlü beslenmeden bahsedenlere göre biz şu an için en az 6 ay içerdeyiz onu söyleyeyim. Bu arada “bizi korona değil sizin düzeniniz öldürür” diyen kamyoncu abimizi kucaklarım.  Plastik tabildot, kaşık, çatal, karton bardak, dezenfektan, babamın deyimiyle MAKSE, kolonya, çöp poşeti eldiven vs derken kredi kartı patladı. Keşke ayakta atlatabilseydik iç sorgulamaları…

Tabii tüm bunların yanında, ilaçları kullansa mıydık? kullanmasa mıydık? çelişkisi sanırım özellikle benim için ölene kadar devam edecek. Çünkü bir gün önce gelen filyasyon ekibi, temaslı insanlara verilen sıtma ilacı ( plaquenil) nı kullanmaya başlayin diyor bir gün sonra gelen filyasyon ekibi ise kullanmayın, kalp krizine vs neden olabiliyor gibi insanı tereddütte bırakan açıklamalar yaparak deyim yerindeyse pimi çekilmiş bombayı senin eline bırakarak gidiyorlar. Açıkçası ben kovid hastalarının kullandığı “Favira” isimli ilacın da ne işe yaradığını anlayamadım affınıza sığınıyorum, cahilliğime verin lütfen.

Örneğin bizim üst komşumuz ve kızı da bizi takip eden günlerde pozitif çıktı. Anne “benim kalbim var, ilaçları kullanmasam olur mu?” diye sorduğunda, “belirtileriniz çok şiddetli değilse kullanmayın” diyerek gittiler ve üst komşumuz ilaçları kullanmadan süreci atlattı. Bu mesele bu kadar göreceli olmamalı “hastalığın sıklığı, şiddeti, belirtileri” iyice muayene edildikten sonra bu ilaçlar verilmeli ve hastaların inisiyatiflerine bırakılmamalı diye düşünüyorum. Ki Antep’te 35 yaşında bir kadın evde tek başına karantinadayken ölü bulundu. Bu kadın arkadaş neden, niçin öldü? Kimse bilmiyor, otopsi raporunun sonucu ne çıktı bilemiyorum bilen varsa yazarsa sevinirim.

Buradan altını kalınca çizeyim: Sağlık çalışanı arkadaşlara teşekkür ediyoruz, her sorduğumuz soruya itina ile cevap verdiler, hastaları takip ettiler, durumlarını düzenli olarak sordular. Önlerinde saygı ile eğiliyoruz.

Hastalığın kendisi her defasında söylediğimiz gibi SINIFSALDIR.

Örneğin doktorların önerdiği, bağışıklık sistemini güçlendirmek için ilaçlar dışında alınması gereken meyve, sebze, yoğurt, sarımsak, turşu suyu vs gibi aslında en temel besin ihtiyaçları için bile çok ciddi bir gelir gerektiğini süreçte daha yakıcı bir biçimde gördük. Tabii bunların yanında yine doktorlar tarafından şiddetle önerilen vitamin takviyeleri Ocean D3 K2 vitamini (şu an piyasa da bulunmuyor, karaborsaya düşerse şaşmayın) ve Efervit Vitamin C takviyesi almak istersen geçmiş olsun. Ne diyelim bizim kamyoncu abi Silivri’ de miydi? Hangi hücredeyse bari onun yanına alsınlar diye yalvarmaya başlarsın…. Pozitif çıktın ne yapmalısın??? “Kamyoncu abi naptın, nasılsın, eyi misin gurban?” demeden edemiyor insan!!!

Şimdi son süreçte devlet kendi çapında bir sürü yaptırım uygulamaya çalışıyor. Ancak hepsinin yalan dolan olduğunu kendileri de çok iyi biliyor!!! Ben sadece devlete şunu söylemek istiyorum: “Vaka,  hasta veya hatta pozitif vaka ya da siz nasıl anlamak istiyorsanız öyle diyelim, eğer bu hastalığın, salgının azalmasını istiyorsanız öncelikle test sonucu POZİTIF çıkan insanları dolmuş, otobüs veya taksi gibi toplu taşıma araçlarına mahkum etmeyeceksiniz! Ambulans veya özel bir araçla hastayı evine sağlıklı bir şekilde bırakacaksınız, bunu yapmıyorsanız yaptığınız bütün önlemler YALAN DOLANDIR HADDİNİZI bilin!”

Sağlık Bakanı’nın bugüne kadar söylediği en mantıklı ve gerçekçi cümlesi şu arkadaşlar: “Bu hastalığa karşı elimizde güçlü bir koz var: Yakalanmamak!” Bakan haklı, eğer yakalanırsanız kimse sizi tanımıyor ciddiye alınmıyorsunuz bilginiz olsun!

Bir de sevgili arkadaşlar ben burada yazarken utanıyorum ama belirtmek istiyorum “negatif” iseniz ve hiç bir belirti göstermiyorsanız dahi bu sizin COVID olmadığınız anlamına gelmiyor. COVID-19 hastalığına yakalanmak ayıp, kötü, tu kaka değildir! Tüm dünya bu salgınla uğraşırken lütfen pozitif olduğunuzu saklamayın!

Hastalığı atlattıktan sonra da boğuşmaya devam ediyorsunuz. Tedavi sonucunu öğrenmek bir yana çalışanlara zorunlu kılınan “negatif” testini yaptırıp yola devam etmek gerekiyor. Devlet hastaneleri ikinci olarak “negatif” testi yapmıyor! Özel hastaneler de ise fiyatlar farklı farklı, adeta bir Pazar yeri. En düşük fiyat 200 TL. Bu fiyat 550TL’ye kadar çıkabiliyor. Tabii 3 kişi olarak testimizi 600 TL karşılığı yaptırdık ve kredi kartımız bir darbe de buradan aldı!  

Son olarak buradan tekrar tekrar sağlık çalışanı arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Her aradığımızda bütün sorularımıza, belki de çok saçma olan sorularımıza tüm sabırlarıyla bizi dinleyerek cevap veren sağlık çalışanı arkadaşlarımıza yürekten teşekkürler.

Tabi bir de bu süreçte arayan, soran hatta aramayan ve sormayan tüm dostlarımıza da teşekkür ediyoruz. Dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha yaşadık ve gördük. Herkese bir kez daha sonsuz teşekkürler, sevgiler.

#bizi virüs değil sizin düzeniniz öldürür

#dayanışma yaşatır

#dayanışmayla kalın✌✌

Devrimci Proletarya Okuru / Ankara

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*