Home » GÜNÜN İÇİNDEN » Ceyhan Toktaş Direk Fabrikasında İş Bırakma Eylemi

Ceyhan Toktaş Direk Fabrikasında İş Bırakma Eylemi

Ceyhan’da direk üretimi yapan taşeron bir şirketin bünyesinde çalışan işçiler düzenli maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle üretimi durdurma kararı aldılar. Taşeron şirketin bünyesinde çalışan 33 işçi, direk üretim atölyesinde çalışan bazı işçilerin işten çıkartılması ve paralarının düzenli yatırılmamasından şikayetçi olduklarını belirterek, artık taksitlerin ve borcun içinde boğulduklarını, aylardır süren anlaşmalarda patronun boş vaatlerinden başka bir şey dinlemediklerini belirterek, somut bir adım atma kararı aldıklarını, Pazartesi gününden başlayarak süresiz olarak talepleri giderilinceye kadar iş bırakma eylemi yapacaklarını belirttiler. Greve çıkarak patronu açıktan tehdit etmek istediklerinin net bir şekilde anlaşılmasını isteyen işçiler, haklarını alıncaya kadar mücadele etmekte kararlı olduklarını bildirdiler.

Toktaş işçileri ile yaptığımız grev öncesi bir röportajı yayınlıyoruz.

İşçi Meclisi: Merhaba, bize kendinizden bahseder misiniz? Ne kadar zamandır bu fabrikada işçisiniz?

Toktaş İşçisi: Ben 34 yaşındayım. Birçok fabrikada çalışmış, birçok eziyet ve haksızlıklarla karşılaşmış deneyimli bir işçiyim. Fabrikaya gireli 6 ay zaman oldu. Bu süreçte aslında bu taşeron şirketin ne ismini bilirim doğru düzgün, ne başka bir şeyini. Hesabımıza yatan paralar hep değişik değişik şirket hesaplarıyladır.

İşçi Meclisi: Toktaş şirketinde çalışma koşulları nasıl, kaç kişi çalışıyor?

Toktaş İşçisi:
Günde 10 saat ağır makine kullanımı ile direk imal ediyoruz. Cumartesi çalışmıyoruz. Burada 33 kişi çalışıyorduk, şimdi artık seviniyorum 25 kişiye düştük.

İşçi Meclisi: Neden seviniyorsunuz?

Toktaş İşçisi:
Aylardır buradaki işçilerle birlik olmak konusunda konuşuyor, haksızlıklara karşı eylemler yapmak gerektiğinden bahsediyordum. Ama bir türlü bunu uygulayamadık, niye? Çünkü bu 8 yalaka işçinin yüzünden, şanstan çıkartıla çıkartıla bu yalakalar çıkartıldı. Bu bize yaradı. Bunlar sürekli grev kesici olarak rol oynuyor, patrondan rüşvet alıyor biz işçileri satıyorlardı. Patron bunlara, gel biz seni iyi biliriz, gel arkadaşım sen çok iyi bir işçisin, gel, gel diye diye biz işçileri bölüyor, birbirimize düşman ediyorlardı. Ne zaman birlik olmaya yeltensek hep bu şimdi çıkartılan yalakalarla karşı karşıyaydık. Şimdi bunlarda kurtulduk ve artık greve gitme zamanı geldi.

İşçi Meclisi: Grevdeki talepleriniz nelerdir?

-Bizi sefalet ücretlerine mecbur ettiler. Şu an ilk istediğimiz sefalet ücretlerinin düzenli olarak yatması, sosyal ve güvenlik haklarımızın eksiksiz uygulanması. Şimdilik bu taleplerle başlıyoruz.

İşçi Meclisi: Bize greve çıkma sürecinizi anlatır mısınız?

-Bak kurban, daha önce sohbet ettiğimiz gibi buradaki iş bırakma eylemi birden ortaya çıkan bir şey değil. Ben burada işe başladığımda maaş günü geldiğinde baktım para yatmamış, ikinci ay geldi baktım para gene yok. Hemen diğer işçi arkadaşlarımı toparladım ve bunlara “ekmeğini koruyamayan bir işçinin onurunu da koruyamayacağını” anlattım. Birçok kafadan ses geldi, birçok patron yalakası, “patronun borcu var” diyerek iyimser bakmaya, bizi idare etmeye sevk etti. Patron borca girdiyse bize ne? Yaptığı karı bizimle mi paylaşıyor ki yaptığı zarar için fedakârlık gösterelim, diyerek anlattım. Birkaç yalaka işçi “patron istese Adana’ya gider oradan bir sürü işçi alır, gelir” diyerek bizim gözümüzü korkutmaya çalıştı. Bundan bir ay önce arkadaşlarla müdürle konuşma kararı aldık, ya paramızı ödersiniz ya da bu böyle gitmez, diyecektik. Birkaç yalakaya ise burada baskı uyguladık, bizi satmaması gerektiğini en azından susması gerektiğini söyledik. Diğer arkadaşlar müdürün yanına gidelim falan dediler ama ben buna karşı çıktım. “Biz onların ayağına gitmeyeceğiz müdürü buraya çağıralım” dedim. Bu çıkış alan birkaç yalakanın dışında birçok işçi bana destek verdi. Ama ben müdür geldiğinde anlaştığımız gibi dimdik durulması gerektiğini, onların bizi bölüp parçalamasına izin vermemesini ve işçilerin bunlara karşı birlik içinde görünmesi ve olması gerektiği ile ilgili bir konuşma yaptım. Bana söz verdiler, artık birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindi. Neyse müdürü çağırttık, diğer işçiler bana, “sen sosyalistsin, bizim hakkımızı iyi savunursun, iyi konuşursun, sen konuş” dediler. Müdür ayağımıza geldi. Ben, herkesin borç içinde olduğunu, paralarımızın hemen ödenmesi gerektiğini yoksa bu fabrikada üretimin duracağını söyledim, müdür çok kibar bir şekilde bize hak verdi ama bir yandan da patronu haklı çıkartmaya çalıştı, borçları olduğunu anlattı ve patronla konuşacağını söyledi. Diğer arkadaşlar da sözlerinde durdular ve kimse taviz vermedi. Daha sonra patron hemen alelacele maaşlarının bir kısmı ödensin, gerisini de bir haftada kapatacağız, demiş. Sonra paralarımızı ödediler, ama bölük pörçük. Diğer aylar gene aynısı olmaya başladı. Bu arada yemekler kötü çıkıyordu bir yandan baskı yapıp düzelttirdik.

Patron sonraları tekrar sözünde durmamaya başladı. Bir hafta dedi, iki hafta oldu, üç hafta dedi… Ve en son işten çıkartmalar ve mobbing uygulamalarıyla karşılaştık. Patron resmen bizi işten çıkmaya zorluyor, maaşlarımızın üzerine yatmak istiyordu. Biz başka bir şey anlamıyorduk bu yapılanlardan. Bir iki tane işçi hariç diğer işçilerle birliği sağladık ve ortak iş durdurma kararı aldık.

İşçi Meclisi: Buradan mücadele edecek diğer işçi kardeşlerinize neler söylemek istersiniz?

-Aldığımız ücretler sefalet ücretidir, bugün bizim bu sefalet ücretine karşı çıkmamız gerekirken buna muhtaç hale getiriliyoruz. Taleplerimiz ve istemlerimiz bu anlamda eksik taleplerdir. İnsanca yaşanacak bir ücret için hep birlikte omuz omuza mücadele etmeliyiz. Her ne kadar taleplerimiz eksikse de biz Ceyhan’da olmayan bir şeyin başlangıcını yapıyoruz. Umuyoruz Ceyhan ve diğer kentlerdeki işçi arkadaşlara örnek oluruz.

Diğer işçi arkadaşlara tavsiyemiz şu: Kırılmaz bir zincir gibi birlik olmalı ve taşeronluk sistemine karşı mücadele etmeliyiz. Asıl gücün patronlarda değil, bizde olduğunu kanıtlamamız lazım ki ancak bu sayede söz sahibi olup haklarımızı alıp ailemizle birlikte insan gibi yaşayabilelim.

İşçi Meclisi: Teşekkür ederiz.

Toptaş İşçisi: Ben teşekkür ediyorum. Saygılarımla…

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*